Yasal Uyarı

Yasal Uyarı
Bu sitede yayınlanan bilgi ve referanslar hiçbir surette doktor tavsiyesi yerine geçmez. Tüm sağlık problemlerinde mutlaka bir doktora başvurulmalıdır. Doktora başvurmadan kesinlikle ilaç veya başka tedavi yöntemleri kullanılmamalıdır.

Kaynak gösterilerek paylaşılan ve verilen bağlantılar (link'ler) ile ulaşılan bilgilerden kaynak sahibi sorumludur.
Sitede yer alan bilgilerin Multipl Skleroz ve diğer hastalıklar konusunda genel kabul gören tıp literatürüne uygun olduğuna dair bir iddiam yok. Bir MS hastası olarak denediğim, kısmen fayda gördüğümü düşündüğüm yardımcı tedavilerle ilgili bilgi paylaşıyorum. Dolayısıyla, her hasta benim gibi kendi sağlığı için yaptığı seçim ve uygulamalardan sorumludur.


23 Haziran 2011 Perşembe

LDN - Düşük Doz Naltrexone


Türkiye'de muadili bulunan bir ilaç (50 mg naltrexone içeren tabletler) düşük dozlarda alındığında aralarında HIV/AIDS, kanser, bağışıklık sistemi hastalıkları, sinir sistemi hastalıkları bulunan birçok hastalıkta yararlı olabiliyor.



(19/09/2013 not : maalesef uzun süredir naltrexone içeren Ethylex Türkiye'de bulunmuyor. İlacı nasıl elde edebiliriz,  yakında araştırıp yazacağım.)


LDN, tam bir tedavi değil, fakat önemli bir alternatif tedavi. Nasıl çalışır, ne işe yarar? Yatma vaktinde, yani gece 21:30'dan sonra alındığında (en geç geceyarısı alınmalı) vücudun daha çok endorfin salgılamasını sağlar. Endorfin, basitçe mutluluk hormonu, bağışıklık sistemini düzenler. Standart MS tedavisinde bağışıklık sistemi baskılanır. LDN farklı bir mekanizmayla işe yarar.

LDN ile tedaviyi önce HIV/AIDS hastaları üzerinde çalışırken tesadüf eseri bulmuş Dr.Bihari. 1980'lerde de MS üzerinde etkili olduğunu gözlemlemiş. Çoğu hastasında ilerlemenin durduğunu, atakların azaldığını görmüş.

Eğer yazıyı arkadaşlarla paylaşmak isterseniz kaynağın belli olması için bağlantıyı kullanmanızı isteyeceğim sizden : http://ms-alternatif-terapi.blogspot.com.tr/2011/06/ldn-dusuk-doz-naltrexone.html     Böylece tanıdıklar / arkadaşlar blog'da işe yarar başka yazılar da bulabilir.

LDN, şu anda dünyada binlerce kişinin kullandığı bir yardımcı tedavi. Ayrıca Crohn hastalığı, IBS (rahatsız barsak sendromu), Alzheimer, lupus, skleroderma, otizm LDN'nin yardımcı olduğu çok çeşitli hastalıktan birkaçı. Facebook'taki LDN Türkiye sayfası ve www.barsakforum.com LDN konusunda size fikir verebilir. Ayrıca LDN kullanıcıları tarafından kurulmuş çok sayıda yahoogroup var. http://www.thisisms.com/forum-10.html sizi LDN ile ilgili konuların enine boyuna tartışıldığı iyi bir foruma götürür.



Nöroloğunuz LDN hakkında yeterli bilimsel araştırma olmadığını söyleyebilir, haklıdır. Naltrexone'dan kimse ciddi kazançlar sağlayamaz, çünkü jenerik bir ilaç, ucuz. Araştırmaların çoğunu ilaç firmaları finanse ettiğinden biz işe yarayabilecek bir çözümden mahrum kalırız. Komplo teorisi değil, hayatın gerçeği! 


İtalya'da 40 PPMS hastasıyla yapılan küçük bir araştırmada altı aylık kullanım sonunda hastalarda spastisitenin azaldığı gözlenmiş. LDN ile ilgili yapılmış araştırmalar için :




LDN'nin MS'teki etkinliği üzerine :

LDN hazırlanmasında en kritik nokta piyasada tablet şeklinde satılan normal doz Naltrexone'un dozajının düşürülmesi. Bu nokta çok önemli çünkü doğru dozda alınmadığında LDN'nin hiçbir faydası olmayacaktır.




İlacı bir eczacıya 3 mg'lık tabletler halinde hazırlatabilirsiniz. Ya da kendi solüsyonunuzu hazırlayabilir, gece yatma saatinde şırıngayla ölçerek bir bardağa boşaltır içersiniz. Çok kolay... Önemli olan 50 mg'lık tabletler halinde satılan naltrexonu 3mg'a düşürüp öyle almak. Dozajı yavaş yavaş artırarak (ilk hafta 1,5 mg, 2. hafta 2 mg, 3. hafta 2,5 mg, 4. hafta 3mg ) yan etkilerini iyice azaltmanız mümkün. LDN'nin bazı hastalarda gözlenen geçici yan etkileri ilk günlerde canlı rüyalar görme, bazen uykusuzluk. 

Kendi solüsyonunuzu hazırlamak için :
Yakında Türkçe'ye çevireceğim. Şimdilik İngilizce. Ekleyeceğim bir iki nokta :
- Hazırlık aşamasında solüsyonu hazırlayacağınız kaba 200 ml içme suyu koyabilirsiniz. 50 mg tableti 200 ml suda eritirseniz, her dört ml suda 1 mg naltrexon erimiş olur. 3mg naltrexon almak için 3x4= 12 ml solüsyonu her gece az su ya da meyve suyu ile içmeniz gerekir.
- Tableti suya atıp 5 dakika beklemek, sonra çalkalamak solüsyonun hazır olması için yeterli
- Solüsyonu buzdolabında saklayın, kullanmadan önce çalkalayın ve dibinde kalan 1/4'ük bölümü döküp yenisini hazırlayın. Ne kadar çalkalasanız da dipte tortu oluşur, doğru dozajdan şaşmamak için.
- İlacı alırken son kullanma tarihine dikkat; çünkü bir kutu 6-7 ay yetecek ve S.K.T. geçmiş ilaç etkinliğini yitirecektir.

Sonuç olarak LDN ucuz, etkili, önemli hiçbir yan etkisi olmayan, denenmeye değer bir yardımcı tedavidir. Fanatiğiyim. Kullanmaya başlayalı üç sene olacak, bırakmayı düşünmem. LDN'den haberdar olmak bir şans, denemenizi isterim. Doğum yapan kadınların doğumdan hemen sonra kullanmaya başlamalarını öneririm. Çok düşük doz olduğu için süt vermeye engel değil ve sekel bırakması muhtemel bir doğum sonrası atağını hafif atlatmanızı, belki hiç geçirmemenizi sağlar.

15 Haziran 2011 Çarşamba

Tehlike : Ağır Metaller

Çeşitli hastalıklarda (ms, otizm vs.) ağır metallerin rolünden şüpheleniliyor. Bazı insanlar vücutlarındaki ağır metalleri daha güç atıyor ya da hiç atamıyor. Ağır metaller, yediğimiz balıkla, diğer besinlerle, soluduğumuz havayla, aşılarla, eski tip dolgular yüzünden maruz kaldığımız kurşun, civa, demir gibi elementler. Demir vücudumuz için gerekli bir element; fakat eksikliği gibi fazlası da zararlı olabilir.

MS'i kısmen CCSVI (kronik serebrospinal venöz yetmezlik) ile açıklayan teoriye göre, beyinden kirli kan yeterli ve düzgün bir biçimde atılamadığı için zamanla beyinde demir birikiyor. Demir, beyne çok zararlı. Lezyonları oluşturan bir faktör demir olabilir.

Demir eksikliği yaygın bir sorun olduğu için bazen doktorlar demir desteği vermekte aceleci davranıyor, özellikle doğumdan sonra kadınlara. Farkında olmadan akdeniz anemisi taşıyıcısı olabilirsiniz; bu da hafif anemik olmanıza sebep olabilir. Kan testinizdeki (hemogram) sonuçları doktorunuzla inceleyip talassemi (akdeniz anemisi) taşıyıcısı olmadığınızdan emin olmalı ve MS hastasıysanız beyinde demir birikme olasılığından endişelendiğinizi doktorunuzla paylaşmalısınız.

http://www.blcv.org/talasemi/tasiyicilik.aspx

Multivitaminlerdeki demir miktarı da ihtiyacınızın çok üstünde olabilir. RDA (önerilen günlük miktar) birçok vitamin ve mineralde yanıltıcı olabilir. Vücudun günlük kaybı (saç ve diğer tüylerin büyümesiyle kaybedilen miktar) 1 mg imiş. Menstrüasyon yaşındaki kadınlarda kayıp daha yüksektir. Yine de ihtiyacımız demir içeren herhangi bir multivitaminin içerdiğinden daha azdır. Yediğimiz ette, birçok sebzede bize yetecek demir var. İyi demir kaynakları, her türlü et, baklagiller, koyu yeşil sebzeler, badem, kaju, tahin... (kaynaklar :  http://www.vrg.org/nutrition/iron.htm#table2, http://ods.od.nih.gov/factsheets/iron/ ve wikipedia)

Dişlerinizde amalgam dolgu varsa, bu konuda uzman bir hekime çıkarttırıp yeni malzemelerle yenilemelisiniz. Eski tip amalgam dolgular civa içeriyor ve çıkartılması da uzmanlık istiyor.

http://www.uzmanportal.com/amalgam-nedir-amalgam-dolgunun-zararlari.html/

Büyük balıklardan ve midye gibi suyu süzerek beslenen canlılardan uzak durmalıyız. Balıklar, beslenme zincirinde üst sıralara çıktıkça bedenlerinde ömür boyu biriktirdikleri ağır metal miktarı da artar.

Bünyenizde ölçülmüş bir ağır metal birikimi varsa bu konuda deneyimli bir hekimle şelatlama (chelation) terapisine girişebilirsiniz. 


Yapabileceğimiz şey mümkün olduğunca ağır metallerden uzak durmak. Bu hava kirliliğinde ister istemez kurşun soluyoruz. Acaba trafikte çok vakit geçiren bir MS hastası hafif bir gaz maskesi kullansa işe yarar mı? Sadece düşünüyorum, ama ciddi ciddi.

6 Haziran 2011 Pazartesi

Beslenme - Yaşamak için Ye

Beslenme çok önemli. Bağışıklık sistemimizin büyük kısmını barsaklarımız oluşturuyor. Barsaklarımız iyi durumda olursa biz de kendimizi daha iyi hissederiz.
Çölyak hastalığı gibi bazı hastalıklarda vücudun neye tepki verdiği biliniyor. Biz farkında olmadan bize dokunan, hatta belki hastalığımıza katkıda bulunan şeyleri yiyoruz. MS, depresyonu da beraberinde getirdiği için daha çok yiyoruz.

Diyetlerini değiştirerek MS'le başetmeye çalışan insanlar Swank diyeti, Best Bet gibi çeşitli besin gruplarını diyetten çıkarmaya dayanan yöntemler deniyorlar.

Size bir kitap önereceğim : Yaşamak için Ye. Yazarı Dr. Joel Fuhrman, önsöz Dr. Mehmet Öz. Beslenme üzerine doğru sandığımız yanlışlardan kurtulmak için... Daha doğru bir beslenme düzenine geçip kalp-damar hastalıkları, diyabet vs. hastalıklardan korunmak için... Hedefimiz o olmasa da diyetimizi değiştirmek (sebze, meyve, baklagil ağırlıklı beslenerek) fazla kilolardan kurtulmamızı sağlayacak. Eğer benim gibi yürüme zorluğu yaşıyorsanız, hafif bir bedeni hareket ettirmeye çalışmak daha kolay. Yabana atmamalı. Gerçekten önemli bir kitap.

Özetle Dr. Joel Fuhrman'dan etkilenerek üç senedir eşimle beraber uyguladığımız beslenme biçimini anlatıyorum : gluten (tahıl, özellikle buğday) yani ekmek, makarna, börek çörek yok. Süt, peynir vs.yok. Hayvansal ürünler çok az miktarda tüketiliyor. Şeker yok. Tuz çok az kullanılıyor. Ağır metal (civa vs.) içerdikleri için midye gibi deniz dibi canlıları ve büyük balıklar da (kalkan, kılıç, orkinos, ton vs) liste dışı...Peki, ne yiyebiliriz? Bol bol sebze, meyve, baklagil, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar (tuzsuz olmak koşuluyla). Evet, böyle yaşanıyor, alışıyor insan.  http://www.drfuhrman.com/ adresinde doktorun sitesi var. Kitabı lütfen okuyun. Doğru beslenmeyle birçok hastalığın önlenebileceğine inanıyorum.

Radikal bir değişim. İsterseniz şüpheli gıdaları (gluten, süt ürünleri...) sırayla, ama tamamen kesip birkaç ay durumunuzu, alerjilerinizi (varsa tabii) gözleyebilirsiniz. Bu süreçte en büyük yardımcınız güçlü bir blender olabilir. Her türlü mevsim meyvesini biraz buzla blender'da karıştırıp kendinize güzel smoothie'ler hazırlarsınız. Blender'la leziz çorbalar, soslar da hazırlarsınız. Bir de yoldan çıkarıcı gıdaları evde bulundurmamak kolaylık sağlar. Bu işe ailece girişmek en iyisi.

!!! DİKKAT !!! Eğer hayvansal ürün tüketiminiz çok azsa B12 vitamini düzeyiniz düşebilir. B12 sadece hayvansal gıdalarda ve spirulina gibi bazı yosunlarda var. Kanınızdaki B12 düzeyini ölçtürüp bir B12 desteği alabilirsiniz, çok düşükse doktorunuzun desteğiyle normal düzeye çekebillirsiniz.  B12 bizim için özellikle önemli, bilirsiniz.

Yine etle ilgili bir konu ... Daha sonra bahsedeceğim bir doktor, beslenmeme dikkat etmemi, market tavuğu yemememi söyledi. Hayvanlar kötü koşullarda, antibiyotik ve hormon yüklenerek yetişiyorlar. Kendi stresimiz bize yeter, bir de yediklerimiz stres içinde hayvanlar olursa! Et yiyeceksem kuzu eti yememi önerdi aynı doktor. Çocuğuma da kuzu eti ve organik tavuk veriyorum.

Benim açımdan : eskisi gibi beslenseydim, MS yönünden daha mı kötü olurdu durumum bilmiyorum. Ama glutene , süte, yumurtaya allerjim olduğuna eminim. Bu besinleri diyetimden çıkarınca her türlü cilt problemim düzeldi. Cilt ve sindirim sistemi besin allerjisine çabuk ve sık tepki verdiği için bu bir gösterge aslında. Bir besine allerjimiz olması, o besin içindeki bir veya daha fazla proteinin bağışıklık sistemini irite ettiği anlamına gelir. Besin allerjisi konusunda referans : http://bulentsekerel.com/bilgilendirme.aspx


MS gibi bağışıklık sistemi hastalıklarında da barsak iritasyonu ve barsak geçirgenliğinin artması sonucu kana kısmen parçalanmış bazı proteinlerin (inek sütü proteinleri gibi) geçmesinin bir rolü olabilir.
http://www.direct-ms.org/leakygut.html
http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/9011463

Önemli not : Dr. Fuhrman'ın diyetini hala büyük ölçüde önermekle beraber "taş devri diyetine" daha çok yaklaşıyorum artık. Sebep : baklagiller de biz MS hastaları için gluten ve inek sütü proteinleri gibi allerjen olabilir. Daha az tüketmeye, et tüketimimi de arttırmaya karar verdim. Biraz daha okuma, inceleme yapıp bu konuda yeni edindiğim bilgileri paylaşacağım. Bu arada 5/4/2012 tarihli yazımda bahsettiğim Prof. Dr. Ahmet Aydın'ın önerdiği beslenme değişikliklerini yapmanızı, Fuhrman'ın kitabını da yardımcı kaynak olarak okumanızı öneriyorum.

1 Haziran 2011 Çarşamba

ms ve alternatif terapiler

merhaba,
MS'le mücadele ederken denediğim alternatif terapilerden sizleri haberdar etmek istiyorum. zamanla  bulduğum ilgili dokümanları da paylaşacağım. bu hastalığın bilinmezi çok. bunu kabul eden, sizinle işbirliği yapmaya hazır bir nöroloğunuz varsa şanslısınız. araştırmalarınızla ulaştığınız bilgileri doktorunuzla paylaşın.

alternatif tedavi alternatiftir; çünkü  kronik hastalıkların standart yöntemlerle tedavisinde genellikle önemli yan etkileri olan güçlü kimyasal ilaçlar kullanılır. alternatif tedaviler, su orucunda olduğu gibi vücudun kendi kendini tamir mekanizmalarını harekete geçirmeyi hedefler veya  Hiperbarik Oksijen Terapisi gibi girişimsel olmayan, tıbbın içinde yer alan (sualtı hekimliğinin uzmanlık alanına girer) yardımcı yöntemlerdir.

kimi hasta sebebi bilinmeyen bir hastalıkta etkin tedavilerin bulunamayacağına inandığından, kimisi standart tedavi yöntemlerinden cevap alamadığı için alternatif denilen yöntemleri tercih eder. bazı hastalar da alternatif yöntemleri standart tedavinin yanında yardımcı tedavi olarak kullanır. çoğu alternatif tedavi girişimsel değildir ve ciddi sağlık riskleri barındırmaz. yine de bu yöntemleri uygulamadan önce uzman görüşü almakta, doktorunuzla tartışmakta fayda var. özellikle CCSVI anjiyoplasti gibi girişimsel yöntemleri tercih etmeden önce risklerini, tedavinin geldiği noktayı enine boyuna incelemenin yararı var.

çok vakit kaybetmeden, aşağıdakileri araştırmanızı, denemenizi öneriyorum :

- LDN (düşük doz naltrexone - low dose naltrexone)
piyasadaki bir ilacın dozunu düşürerek kullanıyorsunuz. bu, vücudunuzdaki endorfin seviyesini artırıyor. bu tedavinin MS'te atakları durdurucu etkisi gözlenmiş. bağışıklık sistemini düzenleyici etkisi olduğu düşünülüyor. daha geniş bilgi yazacağım.  şimdilik  http://www.lowdosenaltrexone.org/ incelenebilir. LDN gerçekten etkili ve denemeye değer. yan etkisi yok. dünyada ve -yavaş yavaş- Türkiye'de de birçok kullanıcısı var.

LDN üzerine yeterli sayıda araştırma yapılmadı; pozitif etkilerini gören insanların deneyimlerinden haberdar olmak için çeşitli yahoogroup'lardan, facebook'ta LDN Türkiye sayfasından yararlanabiliriz.

- HBOT (hiperbarik oksijen terapisi)
İngiltere'de 80'lerden beri MS hastaları HBOT'un MS'teki etkinliğinden haberdar. bizim için 1,5 atmosfer basınç altında (otistik çocuklar, nörolojik hastalığı olanlar için normalde kullanılan 2,5 atm değil, 1,5 atm uygulanmalı) saf oksijen solumak faydalı. İngiltere'de 10 yıl boyunca HBOT görenlerde, sekonder progresif aşamada bile stabilize olduğunu ya da durumunda iyileşme gördüğünü söyleyen hasta sayısı etkileyici.

HBOT beyinde hasar görmüş kısımların bol oksijen almasını sağlıyor, böylece tamir sürecini hızlandırıyor.

http://www.blogger.com/blogger.g?blogID=1069697399892627323#editor/target=post;postID=5133683073937075979

- D vitamini : birçok MS'lide olduğu gibi D vitamini düzeyiniz çok düşük olabilir. düşük D vitamini düzeyiyle MS'in ilişkisini ortaya koyan araştırmalar var. ekvatordan uzaklaştıkça MS görülme sıklığı artıyor. siz de kandaki D vitamini seviyenizi ölçtürebilir, doktorunuzla düşük seviyeyi yukarı çekmek üzere bir strateji belirleyebilirsiniz. kullanılan D vit. hayvansal kaynaklı D3 (cholecarciferol) olursa etkili.

bu konuları daha etraflıca yazacağım. denediğim diğer yöntemler için bu sayfaya ara sıra bakın...

hakkımda : 72 doğumluyum; 2006'dan beri MS hastası, 2010'dan bu yana da progresif aşamadayım. tıp eğitimim yok, hastalıkla başetmeye çalışıyorum. amacım ulaştığım işe yarar bilgileri sizlerle paylaşmak ve ümit vadeden alternatif tedaviler konusunda araştırma yapmak, düşünmek için sizi teşvik etmek. çünkü ms şimdilik etkili bir tedavisi olmayan, sebebi bilinmeyen bir hastalık olsa da gidişatı yavaşlatmak, hatta durdurmak için deneyebileceğimiz yöntemler var.

kendinize iyi bakın. stres ve sigaradan uzak durun.